|
Aylık Strateji Raporu – Şubat 2010 / 1
Küresel dalganın orta vadeli görünümü, ayı piyasasına döndü. Bir kaç istisnası dışında, bütün borsa endekslerinde, orta vadeli geri çekilme başladı. Bu aşamada, geri çekilmelerin hangi derecede düşüş dalgalarını tetiklediğini söylemek için erken. Bu ayki strateji raporumuzda, olasılıkları tartışacak, kritik seviyeleri belirleyeceğiz.
Dünya Endeksi
Dünya Endeksi’nde aylardır bu sayımı izliyoruz. 2009 Mart’ında başlayan yükseliş dalgası için hedef bölge, %50 geri alım seviyesi ile (C) = (A) hedefinin oluşturduğu 1,190-1,240 bölgesiydi. Endeks bu bölgenin içinde tepe yaptıktan sonra, son bir kaç haftayı geri alan ardışık iki hafta çubuğu ile 1,119 seviyesine kadar çekildi ve 2010 yılının ilk ayı bu seviyede tamamlandı. Kısa vadeli düşüş dalgasının hedefi 1,050-1,070 bölgesi. Bu bölgeden tepki gelmezse 920-1,000, ikinci düşüş hedefi olacak.
14 haftalık ROC göstergesi negatif bölgeye geçti, 34 haftalık RSI ise hala 50 seviyesinin üzerinde. Ancak yönünü aşağıya çevirdi.
EMEA
Dünya Endeksi’nin oluşturduğu kalıba çok benzemekle beraber, Gelişmekte Olan Pazarlar Endeksi’ndeki kalıp, bir zigzagdan ziyade itkisel görünüyor. 3 olarak etiketlenen Temmuz-Ekim dalgasının süresi, momentumu ve içsel yapısı, bu sayımı da temkinli karşılamak gerektiğini gösterse de, şimdilik bu sayım daha makul görünüyor. Bu sayıma göre, kısa vadeli geri çekilme 280-290 bölgesine doğru derinleşmeli; ancak bu geri çekilmeyi 340-355 bölgesine doğru bir atak daha izlemeli. 2007-2008 düşüşü, ancak bu şekilde oluşacak bir zigzag ile tamamlanacak gibi görünüyor.
Kısa vadeli düşüş dalgası fazla derinleşmeden, diyelim ki 310 civarında destek bulur ve yeni bir en yükseğe yönelirse, 5 no’lu dalganın uzattığını varsaymak yerine, kalıbın bir ikili zigzaga dönüştüğünü düşünmek daha mantıklı olacaktır. Bu durumda 1-2-3 etiketlerini A-B-C, 4 etiketini X ile değiştirmek ve endeksin ikinci bir zigzag oluşturmak üzere yeni bir en yükseğe yöneldiğini düşünmek gerekir.
Orta vadeli düşüş dalgası, bizim tahmin ettiğimizden fazla derinleşir ve 280 seviyesinin altına yönelirse, en fazla 230’a kadar ilerlemesi beklenmelidir. Daha derine gidecek bir dalga, 2009 Mart 2010 Ocak dalgasının itkisel sayılmaması gerektiğini düşündürecek.
Bu olasılıklar içinde şimdilik makul olanı, yukarıdaki grafikte gösterilen devam görünüyor.
Dünya Endeksi / EMEA
Gelişmiş ülkelerin borsa endekslerinden oluşan Dünya Endeksi, Gelişmekte olan ülkelerin borsa endekslerinden oluşan EMEA endeksine göre zayıflamaya devam ediyor. 2008 Ekim tepesinden beri Primary dereceli [5] ilerliyor ve bu dalga yeni bir en düşüğe kadar devam edecek gibi görünüyor. Başka bir anlatımla, Gelişmekte Olan Pazarlar, gelişmiş piyasalara göre daha iyi performans göstermeye devam ediyor.
Avrupa
Avrupa borsa endeksleri, 2009 Mart diplerinden 2010 Ocak tepelerine kadar oldukça karmaşık ve farklı dalga sayımları ile izlenebilen kalıplarda ilerlediler. Son etiketlemeleri yapmadan önce, bu endekslerde kalıpları alternatif sayımlarla beraber izlemek ve kritik seviyelere odaklanmak doğru olacaktır.
FTSE’deki bu kalıp, en iyi ikili zigzag olarak etiketlenebiliyor. Temmuz-Ekim yükselişi ile Aralık-Ocak yükselişi arasındaki orantısızlık bu sayım için bir dezavantaj oluştursa da, şimdilik bu sayımı izlemek makul görünüyor; Çünkü Mart/Mayıs yükselişi üç dalgalık görüntüsü ile itkisel bir dalgadan ziyade, zigzag kalıbı düşündürüyor.
FTSE’de orta vadeli geri çekilme hedefleri 4800, 4550 ve 4300. Kısa vadede 5100 seviyesinden tepki gelirse, 5400’e doğru bir tepkiyle OBO oluşabilir. 2009 Mart-2010 Ocak dalgası, 2007-2008 düşüş dalgasının %62’sini geri aldı. Bu dalgayı yukarıdaki grafikte gösterildiği üzere, ikili zigzag saydığımız için, FTSE’de düzeltmenin sona erdiğini varsayıyoruz.
FTSE endeksindekine benzer bir kalıp, Alman Dax endeksinde de oluştu. Temmuz-Ekim dalgası, bu endekste de problemli. Yükseliş dalgasının üç aşaması da zigzag görünümlü olduğu için, bu kalıbı üçlü zigzag saymak makul görünüyor. Bu sayımın alternatifi olabilecek sayımlar var. Bunlar arasında itkisel sayım da var. Ancak dalga, itkisel kalıplarda görmeyi beklediğimiz pek çok unsuru barındırmıyor. 2007-2008 düşüşünün %50’sinden biraz fazlasını geri alan bu dalgayı üçlü zigzag saymak ve yeni bir en yüksek beklememek makul görünüyor.
Dax’ta geri çekilmenin hedefleri 5150, 4850 ve 4570. Kısa vadede 5300 civarından bir tepki gelirse, 5800’e doğru yükselişte OBO oluşabilir.
FTSE ve Dax’ın aksine, Fransa Cac-40 endeksinde 2009 Mart – 2010 Ocak dalgası, yukarıdaki grafikte gösterildiği üzere, itkisel sayılabiliyor. Bu sayım, ufak tefek problemler içerdiği için çok güvenilir değil. Örneğin 1 ve 3 olarak etiketlenen dalgaların içindeki (iv)’lerde (i) tepelerine çok yakın seviyelere kadar geri çekilmeler olması ve (iii) olarak etiketlenen dalgaların çok kısa sürmesi, bu sayımı şüpheli hale getiriyor. Ancak gene de bu sayım kabul edilebilir. Bu nedenle Fransa’da kısa-orta vadeli bir geri çekilmenin ardından yeni bir en yüksek şansı olduğunu söyleyebiliriz. Geri çekilmenin hedefi 3300-3500 bölgesi görünüyor.
Çok kısa vadede diğer endekslerde olduğu gibi, Cac-40 endeksinde de bir OBO ihtimali var.
İngiltere ve Almanya’nın aksine, Fransa’da 2007-2008 düşüş dalgasının çok küçük bir yüzdesi geri alınabildi. Cac-40 endeksi %40 civarı bir geri alış yapabildi. Geri alışın yetersizliği, itkisel sayım ihtimalini desteklediği için önümüzdeki dönemde borsa performansının Fransa’da biraz daha iyi olabileceğini varsayıyoruz.
Her ne kadar itkisel sayımı izlesek de, 2900-3000 bölgesinin altına yönelecek bir düşüş dalgası ihtimalini de göz ardı etmiyoruz. Bu durumda itkisel sayım şüpheli hale gelecek ve Fransa’da yeni bir en yüksek görme şansı azalacaktır.
İsviçre SSMI endeksinde de dalgayı itkisel sayabiliyoruz. Cac-40 endeksindeki sorunlar bu endekste de var; (iv)’ler (i)’lerin bölgesine çok yaklaşıyor, (iii)’ler zaman ekseninde çok kısa, Mart-Mayıs yükselişinin içsel yapısı aşırı sorunlu. Ancak gerek düzgün 1-3/2-4 kanalı, gerekse 2 ile 4 arasındaki almaşıklık bu sayımı tercih edilebilir bir sayım yapıyor.
Kısa vadede diğer Avrupa borsalarındaki zayıflığa karşılık İsviçre borsa endeksi biraz daha kuvvetli duruyor. Ancak yükseliş kanalı kırıldığı için, bu endekste de kısa-orta vadede düşüş kaçınılmaz görünüyor.
Düşüş dalgasının makul hedefi 6000-6100 bölgesi. Daha aşağıda 5500, önemli bir destek.
İsviçre’de de Fransa benzeri geri alış çok yetersiz oldu. 2007-2008 düşüş dalgasının sadece %45’i geri alınabildi. Bütün bu unsurları göz önüne alarak, İsviçre’de de kısa-orta vadeli bir geri çekilmenin ardından yeni bir en yüksek şansı olduğunu söyleyebiliriz.
İspanya’da 2009 Mart- 2010 Ocak dalgasını pek çok muhtemel biçimde saymak mümkün. Bu sayım alternatifleri, basit zigzagdan ikili zigzaga, üçlü zigzagdan itkiye kadar uzanıyor. Bu sayımların her biri kabul edilebilir görünüyor. Ancak sayımlar içinde en makul olanı, üçlü zigzag. 2007 -2008 düşüş dalgasının %50’sinden fazlasını geri alan bu dalga tamamlandıktan sonra kuvvetli bir kısa vadeli düşüş geldi. Bu dalga şimdiden bütün yükselişin dörtte birine yakınını geri aldı. Dalganın hedefleri 1060, 990 ve 925.
Fransa ve İsviçre’nin aksine, İspanya’da yeni bir en yüksek şansı fazla değil. Madrid borsası, düzeltme dalgasını bitirmiş olabilir. Yukarıdaki sayım doğruysa, İspanya borsası uzun aylar boyunca 1250 seviyesini aşamayacak.
Diğer Avrupa borsaları, yukarıdaki sayımlara benzer , ikili ya da üçlü zigzagla itkisel arası görüntüler veriyorlar. Bu görüntüler, 2010 yılının yarısının, belki de üç çeyreğinin karışık seyirlerle geçeceğini düşündürüyor. Yılın yarısı tamamlanmadan da dalga kalıpları belirginleşmeyecek gibi duruyor. Avrupa borsalarına topluca değil, teker teker bakmak ve farklı davranış kalıpları beklemek gerekiyor. Dahası, başta Fransa ve İsviçre olmak üzere bazı borsalarda yeni bir en yüksek ihtimali olduğundan, ya da en azından bu ihtimal tamamen ortadan kalkana kadar, Avrupa’yı kasıp kavuracak satış dalgaları beklemek makul görünmüyor. Önümüzdeki bir iki ay satıcılı geçecektir. Sonrasında neler olabileceği ile ilgili tahmin yürütmeden önce, ilerleyen kalıplara bir kez daha bakmak gerekecek.
ABD
ABD borsa endekslerinden Dow Jones Sanayi Endeksi’nde 2009 Mart ayından beri ilerleyen dalga, aynı Avrupa borsalarında olduğu gibi, farklı bir kaç sayıma uygun görünse de, pek çok Elliott analistinin etiketlediği biçimde bir üçlü zigzagın ilerlediği varsayılabilir.
Bu sayıma göre, 10700’ün üzerine son atakla dalganın tamamlanmış olması gerekiyor. 21 günlük RSI göstergesinde Ağustos ayından beri devam eden negatif uyumsuzluk da 4 uyumsuz tepenin ardından dalganın bitişini teyit etti. Mart dibinden gelen RSI trendi kırıldı ve gösterge hızla aşırı satım bölgesine yöneldi.
Önümüzdeki günlerde ilk hedef ikinci (X) dalgasının dip seviyesi olan 9,600 olacak. Bir ihtimal, bu seviyeden gelecek kısa vadeli tepkiyle OBO oluşabilir. Daha aşağıda 9000-9300 bölgesinde bir destek var. 2007 zirvesinden gelen alçalan trend çizgisi, önümüzdeki haftalarda en önemli direnç olacaktır. Bu direnç aşılamadığı sürece dalganın derinleşerek devamı beklenir.
DJI endeksinde asıl kritik seviye, ilk (X) dalgasının dibi olan 8000-8100 bölgesi. Bu bölgenin kırılması, 6500 dibinin deneneceğini gösterecektir. 8000-8100 bölgesine kadar ilerleyecek dalganın yapısı, orta vadeli hedefleri tepit etmekte yardımcı olacak. Şimdilik düşüş dalgasına ciddi bir tepki gelmediği için, itkisel bir dalganın ilerlediğini düşünmek gerekiyor.
S&P 500 ve Nasdaq endekslerindeki kalıp, DJI endeksindeki kalıbın hemen hemen aynısı.
BRIC
Brezilya borsasında ilerleyen kalıp, gitgide küçülen üç zigzagdan oluşan bir karmaşık kalıbı düşündürüyor. Bu şekildeki bir sayım, Bovespa’da son zirvenin oluşmuş olabileceğini düşündürüyor. Ancak gene de bir ihtiyat payı bırakmak gerekiyor. Çünkü Bovespa’da itkisel kalıplar, orantısız 2 ve 4 no’lu dalgalar oluşturarak ilerleyebiliyor.
Kısa-orta vadede 61,000 ve 55,000 seviyelerinin izlenmesi gerekiyor. Bu seviyelerden birine geri çekilmeyi, yeni bir en yükseğe atak izlerse, kalıbın 2008 Ekim’inden beri itkisel ilerlediğini düşünmek daha doğru olacaktır. 55,000’in altına yönelecek bir dalga, yukarıdaki sayımı kuvvetlendireceği için önemli.
35 günlük RSI göstergesinde oluşan OBO formasyonu ve yükseliş kanalının alt bandının kırılmış olması da, düşüş dalgasının henüz oldukça erken bir evrede bulunduğunu gösteriyor. Bu sinyaller de dikkate alındığında, henüz tamamlanmamış bir itkisel dalga varsayımı zayıflıyor.
Daha uzun vadede Ekim 2008-Ocak 2010 dalgası, pek çok kalıba ait olabilir. Bu dalga 2008 düşüşünün tamamını geri almadığı için, uzun vadeli bir düşüş içinde düzeltme olabileceği gibi, bir sonlanan diyagonale ait primary dereceli [1] de olabilir.
Bovespa’da son etiketlemeyi yapmak için, kısa-orta vadede düşüş dalgasının dip yapacağı seviyeyi ve ilerleyecek kalıbı görmek gerekiyor.
Rusya’daki kalıp, gerek içsel yapısı, gerekse daralan kanal görüntüsü ile karmaşık bir düzeltme kalıbını düşündürüyor. Brezilya’daki sorun burada da karşımıza çıkıyor. Küçük düzeltme dalgalarının ölçüsüz oluşabildiği bir endeks olduğu için, RTSI’da da kalıbı üçlü zigzag olarak etiketlemekle beraber, muhtemel itkisel sayımlara kapımızı tamamen kapatmıyoruz.
Her ne kadar üç dipten geçen trend çizgisi kırılmış olsa da, yükseliş dalgasının bitişi henüz teyit edilmedi. RTSI endeksinde yeni bir en yüksek ihtimali hala devam ediyor. En azından 1300 dibi kırılana kadar yeni bir en yüksek şansı olacak. Düşüş dalgası derinleşirse, daha aşağıda takip edeceğimiz seviyeler 1100-1200 bölgesi ve 800 olacak.
RTSI endeksinde daha önceki sayımlarda itkisel düşüş dalgasının Ekim’de bittiğini, 2009 Ocak-Mart dönemindeki diplerin ise düzensiz dipler olduğunu varsayıyorduk. Eğer yükseliş dalgası Haziran tepesinde sona erseydi, bu sayımımızda öngörülen genişleyen yassı kalıbın tamamlandığını düşünecektik. Temmuz ayından itibaren RTSI, yeni en yükseklere tırmanınca, genişleyen yassı sayımdan vazgeçtik. Yukarıdaki sayım hala varsayımsal ve fiyat hareketi ile teyit edilmesi gerekiyor.
Daha uzun vadede şu veya bu kalıpta bir düzeltmenin ilerlediğini ve 2009 başındaki diplerin nihai dipler olmadığını düşünüyoruz.
Brezilya ve Rusya endekslerindeki belirsiz görüntü, Hindistan’da yok. Sensex endeksini itkisel saymanın hiç bir yolu yok. Bu durumda yukarıdaki sayım oldukça tutarlı görünüyor. Bu sayım, diğer ülke borsalarındaki sayımlara yönelik güvenimizi de arttırıyor.
BRIC içinde en zayıf borsa, Shangai Composite. Bu endeks hala %38 geri alım seviyesi ile boğuşuyor ve bu süre içinde ilerleyen kalıbı ikili zigzag saydığımız için yeni bir en yüksek ihtimali de fazla görünmüyor. Gene de, en azından 2500-2600 bölgesi kırılana kadar temkinli olmakta yarar var.
Türkiye
Türkiye’de orta vadeli dalga yapısı hala pek çok olasılığa açık olduğu için, ilerleyen kalıbı kısa vadede takip etmek gerekiyor. 55,911’de itkisel kalıp tamamlandı ve yükseliş kanalının alt bandı kırıldı. Ocak ayının son haftası, boşluğu doldurma çabaları ile geçti. Bu esnada, bir OBO oluştu. Eğer 53,000-53,200 bölgesi kırılırsa, OBO formasyonu teyit edilmiş olacak. Boyun kırılmaz ve yükseliş devam ederse, yukarıya doğru ikinci bir itkisel atak daha bekleyeceğiz.
İMKB’de son bir sene içinde değişik derecelerde pek çok OBO, başarısız kaldı ve başarısız kalan her formasyon, yükseliş dalgasının yakıtını doldurdu. Bu kez de aynısı olabilir mi? Mümkündür.
İMKB’nin uzun zamandır gösterdiği aşırı direnç, artık teknik uyumsuzluklarla iyice zayıfladı. Buna karşılık hala ciddi bir düşüş dalgası da gelmedi. İMKB’nin küresel trendden ayrıştığını düşünmek doğru değil. Hala ayı piyasası dinamikleri işliyor ve kısa vadeli geri çekilmeleri takip eden histerik ralliler, güçlü bir piyasanın değil, can havliyle tutunmaya çalışan bir piyasanın sinyallerini veriyor. Bu şekilde oluşan kalıplar da, düşüş dalgası başladığında çok sert gelişecek satış fırtınalarının zeminini hazırlıyor.
Şimdilik her vadede dalga yapıları belirsiz ve iki yöne de gidiş potansiyeli var.
Borsa endekslerindeki görüntüleri ve bu görüntülerin ne anlama geldiğini tartışmaya devam edeceğiz.
|